Bir Halil Posbıyık Hikayesi Ve Ereğli

Bir Halil Posbıyık Hikayesi Ve Ereğli

Gazeteci Mehmet Öztürk, Efsane Başkan Halil Posbıyık’ın Ereğli’ye adadığı hayatından bir kesit sundu.

İşte o yazı;

 

***

Aslında 1989 yılında başlayan bir öyküdür, hikayedir, masaldır Halil Posbıyık.

Yaşamına odakladığı bir aşktır O’nun için Ereğli.

Bir oğlu, bir kızı, bir de sevgili eşi Neriman’dan sonra gelir, Ereğli sevgisi…

1989 yılında büyük hayaller ile çıktığı Belediye Başkanlığı yolculuğunda onlarca yoldaşla çıktığı yolda düşenler, yorulanlar, usananlar oldu.

Kimi bir bakkal çırağı, kimi bir elektrikçi, kimi daha tüyü bitmemiş mühendis, kimi sokaktan alıp meclis üyesi yaptığı “çulsuz Hasan” bu bir hiciv?

 

 1989’da Ereğli’yi İl yapma sözü ile yola çıkar daha genç Posbıyık, fakat o zaman Karabük İl olur, ayrılır Zonguldak’tan.  Daha sonra Bartın.

 Yılmaz Posbıyık. 1994’te başkan olur. Kucağında Erdemir’in Özelleştirilmesi projesi verilir eline.

1995,96,97 Yılına kadar süren uzun bir Temsilciler Kurulu Yolu.

Bu yolda Ankara’ya gider onlarca STK ve Sendikalar.

 

Halil Posbıyık aslında idealist ve hedefi olan insandır.

Ereğli’ de su sorunu onun ilk icraatları arasında yer alır.

Hani şu;  Kadı tarlası erkeklerinin hikayesi var ya; Kadı Tarları mevkiinde oturanların suyu sık sık kesilirmiş.

Erkekler susuz zamanlarda eh işte yıkanma derdi yüzünden?

Derken Halil Bey gelir İktidara . 5 yıl içinde suya kavuşur Kadı tarlası…

 

Ama erkekler yaşlanır!

Kendi aralarında dertleşirler; Eh sular geldi ama. Bizde bir şey yok?

 

Tabi bu suyun hikayesidir…

 

Halil Posbıyık Milletvekili olmak ister. Âmâ her nedense olamaz.

Aslında liderlerle kavga etmese çoktan vekildi. Bakandı da!

Ama o Daha vekil olmadan,” bakan olacağım” dediği için Ankara temkinli olmuştur…

 

Aradan yıllar geçerken insanlar unuturlar Halil Posbıyığın Ereğli’ ye yaptıklarını.

Halil Posbıyık 1994 Yılında Ereğli Belediye başkanı olduğunda, şehrin içinden “kara trenler “geçerdi.

TTK’dan ERDEMİR’ e kömür taşırlardır. Sahili ikiye bölerdi demiryolu.

Sahil mi?

O da ne.

Elif Otelden öbür tarafı yoktu.

Anımsayanlara…

Deniz kenarı ve hemen iskelede Kel Tahsin’in restoranı vardı bir tek sosyal tesis.

Çiçek mi?

O da ne!

Pardon; sahilde oturma grupları, çocuk parkları, salıncaklar, kafeler o rengarenk ışıklar…

Onlar da neydi?

Zaman su gibi aktı.

Halil Posbıykk’la Dünya’ya adını duyuran festivaller; İbrahim Tatlıses’ler, Hülya Avşar’lar,Zülfü Livaleni’liler, Barış türküleri; Yunanistan’dan ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen kültür elçileri,Abdi İpekçi Barış Ödülleri, Hristo’lar, Nina’lar, Stelyo Berberakis, Hyrda Kentinin Belediye Başkanı ;Kostas Aanastopoulos ile başlayan Türk Yunan dostluğunun ezgileri…

Bakın neler yaptı Sayın Başkan…

Demokratik kitle kuruluşlarının bağlı olduğu Karadeniz İlçe Temsilciler Kurulu oluşturulmasına ve bu kurulun Erdemir'in özelleştirilmesine karşı çalışmalarına üç yıl süre ile önderlik etti.

*Ereğlililerin uzun yıllar en temel sorunları arasında yer alan susuzluk konusunu çözdü.

*Bugün toplumun her kesiminin buluşma noktası haline gelen, kente kimlik veren, Ereğli'yi bir Avrupa sahil şehri görünümüne kavuşturan sahil bandını Ereğli'ye kazandırdı.

*Uluslararası Sevgi Barış Dostluk Kültür ve Sanat Festivalleri, Çilek Festivalleri günlük yaşama renk kattı; ekonomiye canlılık getirdi. Festivalin boyutları yurt sınırlarını aştı. Türkiye'nin En Büyük Festivali ödülünü aldı.

* 2002'de 2002 metre uzunluğundaki “dünyanın en uzun mangalı” ile Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girildi.

*Türkiye'de doğalgaz yatırımları henüz işin başındayken, bölgeye doğalgaz getirilmesi için büyük mücadele verdi. 2005'te Ereğli doğalgaza kavuştu.

*Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu.

*Türkiye ile Yunanistan arasında ilk kez "kardeş kent" oluşumu için girişimler başlattı. Yunanistan'ın Hydra kenti, 1995'de Ereğli'nin "kardeş şehri" oldu. Türkiye'nin AB üyesi olmamasına karşın Ereğli, Hydra'nın önerisiyle çeşitli AB komisyonlarında üyelik hakkı elde etti.

*1996'da, dünya barışına katkısı nedeniyle iletişim dalında "Uluslararası Abdi İpekçi Barış Ödülü" aldı.

*Zonguldak Çevre Belediyeler Birliği'nin kurulmasına öncülük etti ve kurucu başkan olarak görev yaptı.

*Belediyenin çevreye duyarlı çalışmaları ardından Ereğli, 1998'de Çevre Bakanlığı tarafından Türkiye'de ilk kez verilen "Çevre Beratı"nın ve 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından verilen "Kriton Curi Çevre Ödülü"nün sahibi oldu.

*Ereğli Belediyesi, AB'ye üye olan ve Akdeniz'e kıyısı bulunan ülkelerdeki belediyelerin kurduğu Amptictyony Örgütü'ne 1999'da tam üye olarak kabul edildi.

*Posbıyık, merkezi İtalya'nın Palermo kentinde bulunan ve 2000 yılında oluşturulan Avrupa Akdeniz Yerel ve Bölgesel Otoriteleri Ortaklığı Daimi Encümeni COPPEM'in kurucu üyeliğini yaptı.

*AB Komisyonu, POSBIYIK'ın diplomatik çalışmaları dolayısı ile Karadeniz Ereğli Belediyesi'ni 2001 Avrupa Diplomasi Ödülü'ne layık gördü ve Karadeniz Ereğli "AVRUPA KENTİ" ilan edildi.

* "Sevgi, Barış, Dostluk" sloganı ile sürdürülen çalışmalar sonrasında Yunanistan ve Türkiye arasında ilan edilen ilk kardeşlik oluşumu "Hydra - Karadeniz Ereğli, Kardeş Kent - Twin Town" anısına, Yunanistan Posta İdaresi Helenic Post tarafından 2003 yılında, Hydra Belediye Başkanı Kostas ANASTOPOULOS ve POSBIYIK'ın fotoğraflarının bulunduğu bir hatıra pulu bastırdı.

*Türk Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

Bunları yapacak kaç Halil geldi de Ereğli’ ye biz görmedik?

Sanki hiçbir şey yapmamış gibi ananlara kapak olsun mu?

Unuttuk, aslında o zamanlar bizler 35’li yaşlardaydık!

Çocuklarımız 6 yaşındaydı!

Şimdi onlar 36-38 yaşında…

 

Yetmedi.

1994 Yılın da 13 Mahallesi , 55 bin nüfusu olan Ereğli şimdi 31 mahalle ve 129 Bin nüfusa sahip.

Bu yeni mahalleler köydü?

Köyle şehir oldu. Her yerde çocuk parkları, spor alanları, parklar, yer altına yapılan altyapılar unutuldu.

Dediler ki Halil Posbıyık yaşlandı!

Evet, 30 yıl dile kolay, Ereğli ile uğraşırken çocuklarını ihmal etti?

 

Yok efendim Halil Posbıyık artık yerine adam yetiştirsin(!) dediler.

Ben de, Bende dedim . O da bana;

-Adam yetişmez…

-İsteyen başkan olur… Dedi.

 

2024 Yılına gelindiğinde Ereğli üzerinde çetelerin örgütlenmesinden bahsetti Sayın Başkan.

Önemli bir vurguydu bu.

 

Çünkü, Ereğli’ de rantçı ve Arsa Mafyaları ile Müteahhit Mafyaları(?) Ereğli için planlar yapmaya ,her yeni alanlarda arsa almaya başladılar.

 

Posbıyık sıkça buna vurgu yaptı.

Hayatının en rahat geçmesi zamanını Ereğli’ye adayan Posbıyık, 78 Yaşında Türkiye’nin en yaşlı ve 30.Yıla damgasını vuracak Başkanlık koltuğunu 6. kez aldı.

Hem de 11 Bin Oy farkla.

 

Onun hayatın ı yazmak için bir yıl hiç ama hiç evden çıkmadan, sadece su, yemek zamanı ara vererek yazmakla ancak anlatılır bu insan.

 

Bir insanın Ereğli aşkı nelere kadir olmadı ki.

Evi mi kurşunlanmadı.

Belediye mi kurşunlanmadı.

Arabasına mı kurşun atılmadı!

 

Ama o yılmadı.

Dedi ki; Benim canım Ereğli’ ye feda olsun!

 

Ereğli de onu sevdi.

Yaşlı demedi.

Yoruldu demedi.

 

İşte bu insanı anlatmak öyle zor ki, belki daha aklımda yüzlerce cümle var ama kuramıyorum.

Kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Neden mi bu kadar övdüm?

Çünkü Onunlar 16+17 senedir beraber Ereğli için savaştım. Onun silahının mermisi oldum.

Şimdi Ereğli’ye bir Başka Halil Gelir mi?

Bu soruya takıldım!

 

Umarım bir başka “koca yürek!” daha vardır?

Ereğli için gözünü kırpmadan savaşacak…

Olacağına inandığım insanlar vardır da,bir köşede yeşeren mimoza çiçekleri açar belki…

Ama bir başka Halil Posbıyık, asla bu şehri 30 Yıl yönetemez.

Bu ilk ve son olur!

Çünkü Ereğli’ye ihanet eden Birçok “Ereğli Hainini” unutmamak gerek.

 

Sen çok yaşa koca başkan.

Sen bizim başımızdan, “gölge bir Halil Yaratmadan(?)” ayrılma.

Allah sana uzun ömürler versin.